2010 yılında gerçekleştirmeyi düşündüğüm işler aşağıdaki gibidir.
Yıllardır eleştirdiğim fakat değişmesi için hiçbir şey yapmadığım; izleyiciyi de, sahnede olanı da sıkan oratoryo işine bu yıl bulaşıyorum. Öncelikle sahnede sunum yapanın da kendinden katacağı, izleyiciye yeni bir şeyler anlatan ve aslında savaşa karşı, savaşı övmeye karşı bir düşünsel özü olan Çanakkale destanı oluşturacağız. Şahinkaya’da ve 18 Mart haftasında.
Mart ve Nisan ayında 3.Geleneksel Tiyatro Şenliğimizi yapacağız Şahinkaya Koleji’nde. Şenlikte 2. sınıflar “İzci Kampında”, 4.sınıflar “Ormandaki Sürpriz Konuk”, 5.sınıflar ”Jasmin’in Rüyası”, Geleneksel Tiyatro Topluluğumuz “Kanlı Nigar”, Klasik Tiyatro Topluluğumuz “Pandora’nın Kutusu”, Lise Tiyatro Topluluğumuz “Hamlet” oynayacak. Ayrıca şenlik kapsamında belgesel gösterimi ve söyleşiler de yapacağız. (devamı…)
Aşağıda yazan kampanyayı tüm yüreğimle desteklemekteyim.
Kültür ve sanatın rekabet, tüketim ve bir yargılama aracı olarak kullanılması biz eğitimciler açısından kabul edilebilecek bir durum değildir. Kültür-sanat alanında yarışmalar yoluyla oluşturulan aşırı rekabetçi mantık ve bu mantığın ürünleri olan jüri, sanat otoritesi, starlık gibi kavramlar yetişkinler gençler ve çocuklar üzerinde kalıcı hasarlar bırakmaktadır.
Türkiye’de çocukların ve gençlerin kendi yaptıkları tiyatro söz konusu olduğunda gündeme gelen en önemli tartışmalardan birisi yarışma mantığında düzenlenen organizasyonlardır. Yarışma ve rekabet mantığı çocuk gelişimi açısından olumlanabilecek bir durum değildir. Özelikle de sanat üretimi söz konusu olduğunda aşırı rekabete dayalı yarışmacı mantığın öne çıkması pedagojik kalıcı hasarlar açığa çıkarmaktadır. Sanatsal performansın kazanma/kaybetme, yenme/yenilme, elenme/eleme gibi terimlerle değerlendirilmesi çocuğun ve gencin sanat yapma hevesini olumsuz etkilemektedir. Bu yüzden de, yarışma formatında organizasyonlar yapılmamalıdır. Bunun yerine çocukları sanat üretimine teşvik edici, geleceğin sanat üreticisi ya da bilinçli seyircisi olmaları için eğitim ve dostluk temelinde organizasyonlar tercih edilmelidir. (devamı…)
1 Ocak 2010, Cuma
2009 yılı böyle geçti. Rakamları yazmak çok kolay. Ama her birinin ortaya çıkması için sarf edilen zaman ve emeği hesap ettiğimizde ortadaki tablonun anlamı epey farklılaşıyor.Benimle birlikte yürüyen tüm dostlara bu ürünlerin var olmasındaki katkılarından dolayı teşekkür ederim.
Yıl içinde sahneye çıkan miniklerin oynadığı oyun sayısı: 11
Hayvanat Bahçesinden Kaçış, Bir Orman Hikayesi, Oyuncakların Hikayesi, Kahraman Karıncalar, Kahraman Arılar, Jasmin’in Rüyası, Uzaydan Gelenler, Bir Kukla Hikayesi
Oyunlarla, provalarla, yollarda geçti zaman. Bazen kahvehaneler, bazen sokaklar ağırladı bizi. Çoğunlukla Konak Kültür ve Mavi Balon sahnelerinde boy gösterdik oyuncu arkadaşarımla ve miniklerle. Bunca şey arasında yazmaya da zaman kalınca 2008 sahne ve yazı yılı olarak aşağıdaki rakamları bıraktı arkasında. Her birinin içinin ne kadar dolu olduğunu düşünürsek, benimle birlikte yürüyen tüm dostlara bu ağırlığı taşımamda yardım ettiği için teşekkür ederim.
Yıl içinde sahneye çıkan miniklerin oynadığı oyun sayısı: 19
Prestij Oyun “Hamlet” Konak Genç Kadro: 1
Oynadığım Yetişkin Oyunu “Uyanık mısın?”: 3
Oynadığım Çocuk Oyunu “Bizden Değilsin”: 11
Oynadığım Gölge Oyunu “Deli Dumrul”: 23
Katıldığım Festivaller: Uluslararası Eğitimde Drama ve Tiyatro Konferansı
Nilüfer Tiyatro Festivali
U.Ü.O. Tiyatro Festivali
İçinde bulunduğum mini sinema projesi “Biri Bizi Gözetliyor” :1
Yazdığım Yetişkin Oyunu “Kat Altıbuçuk”
Minikler İçin Yazılmış Oyun Sayısı: 3
Profesyonel Oynanan Oyunum “İki Bavul Dolusu” Erzurum Devlet Tiyatrosu
Aşağıdaki yazım yeni yazdığım ve Mart ayında izleyici karşısına çıkacak Kat Altıbuçuk isimli oyunum ile ilgilidir. Bu yazı tamamen kendi kişisel arşivim için oluşturulmuştur.
“Kat Altıbuçuk” un ortaya çıkışı tamamen tesadüftür. Şahinkaya Lise tiyatro topluluklarım ile bir asansör doğaçlamasında sınırlarımızı ne kadar zorlayabilir, yaratıcılığımızı nereye kadar konuşturabiliriz derken başladı hikayenin macerası. Asansördeki ‘yedi’ insanın kimler olduğu ve asansöre binmeden önce yaşadıkları tamamen lise öğrencilerimle birlikte gerçekleştirdiğim çalışmaların ürünüdür. (devamı…)
Aşağıdaki yazım Mustafakemalpaşa Kültür ve Sanat Derneği’nin düzenlediği Anadoluda Kültür ve Sanat başlıklı sempozyumdaki konuşmamın özetidir.
Mustafakemalpaşa’da kültür ve sanatın bu günü hakkında düşüncelerimi yazarken ve geleceği ile ilgili önerilerimde bulunurken, bu ilçede yaklaşık dört yıllık çalışmamın ardından tecrübe edindiğim çocuk ve gençlerle tiyatro ile – asıl sahnelemesine yakın bir anlayışta sahnelenen- halk tiyatrosu üzerine düşüncelerimi paylaşacağım.
Aşağıdaki yazım Konak’ta sahnelenecek oyunlarımın broşürleri için hazırlanmıştı. Ancak broşürler basılmayınca buradan yayınlamayı uygun gördüm.
Her çalışma, her grup ve her oyuncu yeni şeyler öğretiyor bize. Defalarca sahnelediğim bir oyun bambaşka yollardan geçerek her defasında yepyeni bir biçim alıyor. En güzeli de en az iki dönem birlikte geçirdiğiniz oyuncuların başladıkları ile şu an bulundukları durumları arasındaki olumlu gelişmeyi görebilmek. (devamı…)
Aşağıdaki sayıları yazmak, sınıflandırmak ne kolay. Halbuki her biri provalar demek, oyunlar, heyecanlar, kat edilen yollar ve taşınan-yapılan dekorlar demek. Aşk demektir aslında; iyi bir oyunun ardından aldığın alkışın içinde, kuklaya sarılmış çocuğun gözünde, oyunu bitince anne-babasının yanında ben büyüdüm diye duran çocuğun duruşundaki aşk demektir bu rakamlar.
Oynadığım Oyunlar;
Bizden Değilsin (Kukla Tiyatrosu) 45 kez sahnelendi
İki Bavul Dolusu (04-09 yaş Çocuk Oyunu) 3 ”
Kuş Göç Yolları (Katılımlı Çocuk Oyunu) 1 ”
Konak Atölyesi (07-09, 09-12, 12-16 yaş oyuncularımın oynadığı oyunlar) 8 “
Saygınkent (07-12 yaş oyuncularımın oynadığı oyunlar) 1 ”
Akpınar (4.sınıf öğrencilerinin oynadığı oyun) 1 ”
Atatürk A.O. (5-6 yaş gurbu öğrencilerin rol aldığı çocuk filmi) 1
Turneler; İki Bavul Dolusu ile Yalova,
Kuş Göç Yolları ile Adapazarı,
Festivaller; Bizden Değilsin ile İstanbul Şehir Tiyatroları “Elim Sende”,
İstanbul Samatya Fesitvali
12. Uluslar arası AnkaraTiyatroFestivali
Şenlikler; Nilüfer Belediyesi Yaz Şenlikleri
Tahmini 7000’i aşkın çocuk izleyicimize ulaştık.
Tahmini 100’ün üzerinde minik oyuncumuzu sahneye çıkardık
Tahmini 200’ün üzerinde öğrenci ile aynı senaryoyu 12 farklı sınıfla film çektik
Bu hafta ilk gezi fotoğraflarımızı yayınlamaktan heyecan duyuyorum. Uluabat gölüne ilk gün Dorak Köyünden baktık. Göle batan güneşe tepeden bakmak tarifi zor bir lezzetti. Ertesi gün tarifi zor bir gün batımını da Gölyazı köyünden izledik. Uluabat ve Gölyazı ile ilgili alıntılar aşağıdaki gibidir. Fotoğraflar Kemal Uğurlu, Deniz Uruş, Nedim Buğral
Aşağıdaki yazım 12. Uluslar arası Ankara Tiyatro Festivali için 29 Kasım’da oynadığımız oyunumuza ve festivale ait izlenimlerimi içermektedir.
Aslında başlık soğuk Ankara’nın soğuk festivali olacaktı. Oyuna çıkıp çıkmamayı bile bize düşündürten olayların ardından öyle bir seyirci ile karşılaştık ki yazının başlığı değişti. (devamı…)